MakalePomem, Pmyo, Bekçilik Ve Paem’de Sağlık Elemeleri, Dava Süreci Ve Emsal Kararlar

4 Ekim 20200
POMEM, PMYO, BEKÇİLİK VE PAEM’DE SAĞLIK ELEMELERİ, DAVA SÜRECİ VE EMSAL KARARLAR

 

Son zamanlarda bu kadar sık görülen sağlık şartları nedeniyle ilişik kesmenin başlıca nedeni 03.01.2018 tarihinde resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yeni Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği’ndeki şartların 04.08.2003 tarihli yönetmeliğe nazaran çok daha kapsamlı ve ağır olmasıdır. Her ne kadar 29.09.2019 tarihinde Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğinde değişiklik yapılmış ise de yapılan değişiklikler belli başlı rahatsızlıklar haricinde çok etkili olamamış ve elemeler aynı hızla devam etmiştir.

Bu şartların ağırlaştırılması yapılan tüm ilişik kesmelerin haklı olduğu anlamına gelmemekle birlikte okula geri dönüş de imkansız değildir. Yaşanılan sorunlardan en başlıca olanları hastanelerin değerlendirme yaparken yanlış teşhis konulması, rahatsızlıkların yönetmeliğin hangi dilimi çerçevesinde olduğunun tespiti yapılmaması, tedavisi mümkün rahatsızlıkların eleme sebebi olarak gösterilmesi ve öğrenci hakkında yapılan incelemenin eksik veya hatalı olmasıdır.

Yeni değişen yönetmelik ve buna ilişkin yapılan yoğun muayeneler, yönetmelikte engel koşulların belirlenmesi ancak ilişik kesme sebeplerin hastalık derecesine göre detaylı olarak açıklanmamış olması

İdarenin vermiş olduğu kararın şüpheye imkan vermesi anlamına gelmektedir ki bu da idareye güven ilkesini açıkça zedelemektedir.

Önemle belirtmek isteriz ki idari işlemin bağlı olduğu şekil, yasa ve diğer düzenleyici işlemlerle belirlenir. İdari işlemin şekle bağlılığı idareyi karar verirken daha dikkatli bir inceleme ve araştırma yapmaya ve bu suretle onu hukuka uygun bir karar tesisine götürür. İdarece kanun ve diğer düzenleyici işlemlerin idari işlemin tesisine ilişkin olarak belirlediği esaslara uyulmaması o işlemi şekil yönüyle sakatlar, idarenin mevzuat veya içtihatların belirlediği şekil şartlarına uymaması sonuç itibariyle tesis edilen işlemin iptaline neden olur.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde davalı idarenin değerlendirme yönteminin, kriterlerin eksik ve baştan savma incelenmesi hukuka, hukuk devleti ilkesine ve idarenin istikrar prensibine aykırıdır.

POMEM Güvenlik soruşturması ve mülakat
POMEM Güvenlik soruşturması ve mülakat

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ÖĞRENCİLİĞE DÖNÜŞ  YOLU NEDİR?

Öncelikle kararın haksız olduğuna kanaat getirecek adaylar hak kaybı yaşamamak adına ivedilikle YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEPLİ İDARİ İŞLEMİN İPTALİ DAVASI açması gerekecektir. Dava açılan mahkeme Yürütmenin Durdurulması yönünde karar verdiği takdirde öğrenci okula dönüş sağlayabilecek ve aksi karar verilene dek eğitimini tamamlayabilecektir.

Yürütmenin durdurulması kararı tek başına davanın kazanılması anlamına gelmemektedir. Bu karar ara karar niteliğinde olup önlem amaçlıdır. Bu karardan sonra dava görülmeye devam etmekte mahkeme esasa ilişkin karar verene kadar olası zararları ortadan kaldırması anlamına gelmektedir. Bu sayede dava süreci devam ederken öğrenci eğitimini tamamlamış olacak dava kazanıldığı takdirde  herhangi bir hak kaybı yaşanmadan mesleğe devam edebilecektir..

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEBİNİN REDDİ HALİNDE İZLENECEK YOL NEDİR?

Mahkemenin Yürütmeyi Durdurma talebini kabul etmediği hallerde bir hafta içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz yoluna gidilmesi gerekmektedir.

DAVADA YETKİLİ MAHKEME NERESİDİR?

Öğrenci hangi okulda eğitim almış olursa olsun dava Ankara İdare Mahkemelerinde açılır. Bunun sebebi davalının Emniyet Genel Müdürlüğü olması ve bu kurumun adresinin Ankara olmasıdır. Dava başka şehirde açıldığı takdirde yetkisizlik kararı verilerek dosya Ankara İdare Mahkemeleri’ne gönderilecektir.

SÜRENİN ÖNEMİ NEDİR?

 Eğitim merkezlerinde devam zorunluluğunun 20 gün olması nedeni ile Yürütmeyi Durdurma Kararı’nın 20 gün içerisinde alınıp adayın eğitim gördüğü merkeze tebliğ edilmesi gerekmektedir. Süre kaçırıldığı takdirde aday devamsızlık nedeni ile sınıf tekrarı yapmak durumunda kalacak bir sonraki alımları bekleyecektir.

HAKEM HASTANE NEDİR, ATAMA HANGİ KANUNA GÖRE YAPILIR?

 25189 sayılı yönetmeliğin 10. Maddesinin c bendinde, ‘’Hastanelerce verilen sağlık kurulu raporlarının incelenmesinde; hakkında öğrenci olamaz şeklinde karar verilmiş adaylar ile teşhis ve bulgular yönünden verilen kararın yönetmelik hükümlerine uygun olmadığının tespiti halinde, aday başka bir tam teşekküllü hastaneye teşhis veya bulgu ile ilgili sağlık kurulu raporu aldırmak üzere sevk edilir. Sevk edilen hastaneden alınan sağlık kurulu raporundaki bulgu ve teşhise göre öğrenci olup olamayacağına karar verilir. Çelişki hallerinde 19 uncu maddede belirtilen danışman hastanelere teşhis veya bulgu için sevk edilir. Gelen sağlık kurulu raporlarına göre karar verilir.’’ Demek suretiyle adayların başvuru halinde  tam teşekküllü başka bir hastaneye sevk edilmesi gerektiği açıkça ortadadır.

Davanın görüldüğü mahkeme Ankara’da kendi belirleyeceği tam teşekküllü bir devlet hastanesinde adayların sağlık kontrollerini yaptırır ve hastaneden rapor alır. Bu rapor doğrultusunda öğrencinin mesleğe uygun olup olmadığı yönünde karar verir.

 

HAKEM HASTANE RAPORUNA İTİRAZ MÜMKÜN MÜDÜR?

 Hakem hastanenin vermiş olduğu rapor yine eksik inceleme ve hatalı teşhise dayanıyor ise yeniden kontrol yapılması için itiraz etmek mümkündür. Bu halde mahkeme eksik veya hatalı incelenen hususları belirtir hastane bu doğrultuda yeniden kontrollerini gerçekleştirir.

 İDARENİN TAKDİR YETKİSİNİN SINIRLARI NELERDİR?

İdarenin takdir yetkisi “keyfi”lik demek değildir. İdare takdir yetkisini kullanırken bazı ilkelere uymak zorundadır. Bu ilkeler aşağıdaki gibi sıralanabilir :

  1. a) İdare, takdir yetkisini kullanırken her şeyden önce, yasanın koyduğu sınırlar içerisinde kalmalıdır.
  2. b) İdare, takdir yetkisini kullanırken eşitlik ilkesine önem vermelidir.
  3. c) İdare, takdir yetkisini kamu yararı için kullanmalıdır.
  4. d) İdare, takdir yetkisini gerekçeli kullanmalıdır.
EMSAL KARAR NEDİR ?

Emsal karar daha önce verilmiş bir mahkeme kararının, benzer bir davada uygulanabilme olanağıdır. Emsal kararın bu niteliği sayesinde; karar aşamasına gelmemiş bir davada taraflar, kendi lehlerine karar verilmesi için benzer davalarda daha önce verilen ve kendi lehine olan kararları örnek olarak mahkemeye sunarak haklı olduklarını mahkemeye kabul ettirmeye çalışırlar.

Örneğin renk körlüğü nedeniyle elenen bir POMEM öğrencisini ele alalım. Danıştay’ın ‘’Polis öğrencisinin günlük hayatını ve görevini idame ettirmesini etkilemeyecek kısmi renk körlüğü Pomem öğrencisi olmasına engel değildir’’ şeklinde vermiş olduğu bir karar diğer kısmi renk körlüğü sebebiyle elenen adaylar için bir emsaldir.

Sadece Yüksek Mahkemelerin kararları mı emsaldir?

Emsal karardan bahsedebilmek için illa yüksek dereceli mahkeme tarafından verilmesi gerekmemektedir. Ancak üst mahkemelerin – örneğin Bölge İdare Mahkemesi ve Danıştay’ın emsal kararlarının , örnek olarak kabul görmesi daha olasıdır.

Emsal karar bağlayıcı mıdır?

Kararlar, bu kararın verildiği dosya açısından bağlayıcı ise de benzer hukuki durumlarda yani emsal karar olarak kullanılacağı zaman bağlayıcı nitelikte değillerdir. Sadece mahkemenin kanaat getirmesinde yardımcı olarak kullanılabilirler.

Emsal karar bağlayıcı değil ise ne işe yarıyor

Her ne kadar emsal karar mahkemeleri bağlayıcı nitelikte değil ise de idare ve bölge idare mahkemeleri, önlerindeki uyuşmazlıkları, Yüksek Yargının daha önce başka dosyalarda vermiş oldukları emsal kararlara uygun olarak karar vermeyi büyük çoğunlukla tercih etmektedir. Bu tercihin nedeni gerek Yüksek Yargının , son sözü söyleyecek üst mahkeme olmasından gerekse Yüksek Yargı kararlarının yıllara dayanan, hukuki gerekçesi sağlam yerleşik uygulamaya dayanmasından kaynaklanmaktadır.

Her karar emsal karar mıdır?

Mahkeme kararlarının tamamının emsal karar niteliğinde olduğunu söylemek mümkün değildir, istisnai kararlar olduğu gibi, hatalı verilen kararlar da bulunmaktadır ki bu tür kararlarının emsal karar olma özelliği bulunmamaktadır.

Diğer dosyalar açısından da bağlayıcı olan kararlar var mıdır?

İçtihadı Birleştirme kararları, diğer mahkeme kararları içinde emsal karar olma ötesinde diğer dava dosyalarında da bağlayıcı özelliği bulunmaktadır.

Emsal karar ile Yerleşik uygulama arasında bir fark var mı?Emsal kararın, uzunca bir süre değişikliğe uğramadan benzer uyuşmazlıklarda uygulanmasın halinde ise emsal karar, yerleşik karar , yerleşik uygulama özelliğini de kazanacaktır. Emsal kararın, yerleşik karar seviyesine ulaşması halinde bu kararın aksine karar verilmesi pek de mümkün olmayacaktır.

Açıkça belirtmek isterim ki internette ve sosyal mecralarda aslı astarı belli olmayan hatta karar numarası dahi yazılmayan emsal kararlar dolaşmaktadır. Ancak bu kararların gerçekten var olduğu şüphelidir. Bu sebeple avukat olmayan kişilerin paylaştığı karara itibar etmemenizi tavsiye ederiz. Her davanın birbirinden ayrı ve mahkemelerin bağımsız olmasını dikkate alır isek her emsal kararın her davada uygulanamayacağı aşikardır. Ancak idare hukuku alanında ve polis davalarında uzman avukatlar hangi kararın hangi olay ile uyumlu olduğunu ve bu emsal kararların nasıl uygulanacağını doğru şekilde yapabilmektedirler. Bu sebeple polis okullarından ilişiği kesilen öğrencilerin alanında uzman avukatlar ile çalışmalarını tavsiye ederiz.

PMYO / POMEM / PAEM Mülakat Elemeleri ve İdari Yargı Süreci

POMEM 26. DÖNEM YEDEK ADAYLARIN SINAVA İTİRAZ HAKKI

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Bilgi İçin Ara