MakalePOMEM SÖZLÜ MÜLAKAT EMSAL KARAR

1 Mayıs 20200
POMEM SÖZLÜ MÜLAKAT EMSAL KARAR

 

T.C.
ANKARA
12. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/
KARAR NO : 2018/
DAVACI : 
VEKİLİ: 
DAVALI: Emniyet Genel Müdürlüğü – ANKARA
VEKİLİ: Huk. Müş. – Aynı Yerde

İSTEMİN ÖZETİ:

Afyonkarahisar Polis Meslek Yüksekokulu mezunu olan davacı tarafından, Afyon
Bölge Merkezinde 20.06.2015 tarihinde yapılan Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına Polis Memuru
ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara İlişkin Mülakat Sınavı ile
kendisinin başarısız sayılmasına ilişkin işleminin; objektiflikten uzak olduğu, başarı ile mezun olan
davacınınayrıca sınava tabi tutulmasının hukukigüvenlik ilkesine, Anayasada düzenlenen hukuk
devleti ilkesine ve kanun önünde eşitlik ilkesine aykırı olduğu iddia edilerek iptali istemiyle açılan
davada, 3201 sayılı Yasanın Ek-1 maddesine eklenen düzenlemenin Anayasaya aykırı olduğu
iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasıistenilmektedir.

SAVUNMA NIN ÖZETİ:

Davacının, talimatta belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde sınava tabi
tutulduğu, kendisine seçtirilen soru yüksek sesle okutturularak cevaplanması istenmesi suretiyle
değerlendirildiği, yeterli puan alamadığından başarısız sayılarak aday polis memuru olamaz kararı
verildiği, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRKMİLLETİ ADINA

Karar veren Ankara 12. İdare Mahkemesince, Mahkememizin 15/05/2017 tarih ve E:2016/4443,
K:2017/1446 sayılı kararının Danıştay 12. Dairesinin 15/05/2018 gün ve E:2018/871, K:2018/2131
sayılı kararı ile bozulması üzerine dava dosyası yeniden incelendi, bozma kararına uyulmayarak işin
gereği görüşüldü:

Dava; Afyonkarahisar Polis Meslek Yüksekokulu mezunu olan davacı tarafından, Afyon Bölge
Merkezinde 20/06/2015 tarihinde yapılan Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına Polis Memuru ve
Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara İlişkin Mülakat Sınavı ile kendisinin
başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

Anayasamızın Cumhuriyetin nitelikleri başlıklı 2. maddesinde; Türkiye Cumhuriyeti, toplumun
huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı,
başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.
hükmüne yer verilmiştir.

Hukuk devleti kavramından; Devletin, hakimiyetinin olduğu topraklar üzerinde yaşayan gerçek ya da
tüzel kişilerin, ayrım gözetilmeksizin tamamına hukuksal korumanın sağlandığı, hukuk dışı bir
muameleye tabi tutulduklarında ise bu muamelenin yarattığı maddi hak kaybını ya da manevi
tahribatı giderecek etkili yolların tanındığı Devlet anlaşılmaktadır.

Bu hukuksal korumanın tam anlamıyla sağlanabilmesi için de; Anayasamızın 125. maddesinde;
İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. şeklindeki emredici hükme yer
verilmiştir.

Anılan 125. maddedeki yargı yolunun açık olması ile ifade edilmek istenen sadece şekli olarak bu
yolun tanınmış olması değil, aynı zamanda etkili bir denetimin sağlanmasıdır.
Bu nedenle sözlü sınavda başarısız sayılma işlemininde tüm idari işlemlerin yargısal denetiminde
olduğu gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden yargısal denetiminin yapılması esastır.
İdari işlemin yetki, şekil gibi salt usule ilişkin unsurları ile sınırlı olarak yapılacak bir yargısal denetim,
hukuk devleti ilkesinin sağladığı güvenceyi temin etmeyecektir.

657 sayılı Yasanın 3. maddesinde, sınıflandırma, kariyer ve liyakat ilkeleri bu Kanunun temel
ilkeleri olarak belirlenmiş; kariyer ilkesi, Devlet memurlarına yaptıkları hizmetler için lüzumlu
bilgilereve yetişme şartlarına uygun şekilde,sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanı
sağlamak, liyakat ilkesi ise, Devlet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve
yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini yeterliliksistemine dayandırmak ve sistemin eşit imkanlarla
uygulanmasında Devlet memurlarını güvenliğe sahip kılmak olarak tanımlanmıştır.
Görüldüğü üzere Yasa, devlet memurluğunu bir meslek olarak kabul etmekte ve bunlara sınıfları
içinde en yüksek derecelere kadar ilerlemeimkanı sağlanmasını, sınıflar içinde ilerleme ve yükselme
istemlerininliyakat sistemine dayandırılmasını öngörmektedir.

Bu iki ilkenin temelinde, objektif kurallar çerçevesinde işin ehline verilmesive hak etme kavramı
yatmakta olup, kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesinin tek güvencesinin
de, hizmetin yetişmiş, ehil kamu görevlilerince yerine getirilmesinden geçeceği de tabiidir.
Kamu hizmetlerinin ehil ve yetişmiş kamu görevlileri eliyle yürütülmesi için yapılan sözlü sınavların,
kariyer ve liyakat ilkelerine uygun, objektifve aynı zamanda yetki, şekil, sebep, konu ve maksat
unsurları yönünden yargısal denetime imkan tanıyacak şekilde yapılması esas olmalıdır. Nitekim,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin (1/a) bendi gereğince iptal davalarında,
idari işlemlerin yetki ve şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yargısal denetime tabi
tutulması zorunlu bulunmaktadır. Dolayısıyla sözlü sınavda başarısız sayılma işleminin yargısal
denetimini sağlayacak alt yapının tüm unsurlarıyla oluşturulmasını sağlamak hukuka bağlı idarenin
görevidir.

03 Haziran 2015 tarih ve 29375 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü
Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara
Uygulanacak Sınav Yönetmeliğinin Sınav şekli ve esasları başlıklı 8. maddesinde;
(1) Soru Hazırlama Komisyonu tarafından bastırılan sorular arasından adaylara soru kartı çektirilerek
cevaplaması istenir. Komisyon tarafından adaya konu ile ilgili ilave sorular sorulabilir.
(2) Sınav komisyonları tarafından yapılacak sözlü sınavda adaylar;

a) Mesleki bilgi düzeyi,
b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü,
c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı,
ç) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu,
yönlerinden yüz tam puan üzerinden değerlendirilirler.

(3) Adaylar, Sınav Komisyonu üyeleri tarafından ikinci fıkranın (a) bendi için kırk puan, diğer bentlerde
yazılı özelliklerin her biri için yirmişer puan üzerinden değerlendirilir ve verilen puanlar ayrı ayrı puan

değerlendirme karar formuna işlenir. Komisyon üyelerinin ayrı ayrı vermiş olduğu puanların aritmetik
ortalaması alınarak adayın sınav puanı tespit edilir.
(4) Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir.
Başarısız olan adayın aldığı puan ve gerekçesi puan değerlendirme karar formuna işlenir. Sınav
sonuçları merkezi sınav komisyonuna bildirilir.
(5) Sınav sonuçları, Merkezi Sınav Komisyonu tarafından Polis Akademisi internet sayfasında ilan
edilir.
(6) Başarılı olan adayların puan değerlendirme karar formları, adayın atamasına esas olacak belgelerle
birlikte Personel Dairesi Başkanlığına gönderilir.
(7) Sınavda başarısız olan adayların değerlendirme karar formları ilgili eğitim kurumunca Emniyet
Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatı arşiv hizmetlerine ilişkin mevzuat hükümlerine göre
muhafaza edilir.
(8) Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez.
Düzenlemesine yer verilmiştir.

Dava dosyasının incelenmesinden; Afyonkarahisar Polis Meslek Yüksek Okulundan mezun olan
davacının, 20/06/2015 tarihinde katıldığı mülakat sınavında ilgili Yönetmelik hükmüne göre;40 puan
üzerinden değerlendirilecek Mesleki bilgi düzeyi kısmına, Komisyon Başkanı ve dört üye tarafından
10ar puan,20 puan üzerinden değerlendirilecek Bir konuyu kavrayıp özetleme ifade yeteneği ve
muhakeme gücü kısmına, Komisyon Başkanı ve üç üye tarafından 10ar puan, bir üye 15 puan,20
puan üzerinden değerlendirilecek Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı kısmına, Komisyon
Başkanı ve üç üye tarafından 10ar puan, bir üye tarafından 15 puan,20 puan üzerinden
değerlendirilecek Liyakati, temsil kabiliyeti, tepki ve davranışlarının mesleğe uygunluğu kısmına ise,
Komisyon Başkanı ve iki üye tarafından 10ar puan diğer iki üye tarafından 15er puan verildiği, verilen
puanların aritmetik ortalaması olarak 44 puanın takdiri ile sınavda sorulan
sorulardan insanhaklarının temel felsefesini açıklayamadı, ikna kabiliyeti liyakatı zayıf gerekçesi
ileaday polis memuru olamaz denilerekdavacının başarısız sayılması üzerine, bu işleminiptali istemiyle
görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlık konusu olayda; davacının katıldığı mülakat sınavında başarısız olarak değerlendirilmesi
işleminin hukuka uygunluk denetiminin Anayasanın 125. maddesinde ve 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanununun 2. maddesinde belirlenen hukuki sınırlar içinde yapılabilmesi için davalı idarece,
davacıya ait puan değerlendirme karar formunda, somut bilgi ve belgeye dayandırılması mümkün
olan Mesleki bilgi düzeyi kısmına Komisyon Başkanı ve dört üye tarafından 40 puan üzerinden10ar
puan verilmesinin gerekçesinin ortaya konulmadığı ve takdir edilen notlarla ilgili somut bilgi ve
belgelerin sunulmadığı, ayrıca, davacıya sorulan ve davacının kurayla çektiği İnsan haklarının temel
felsefesi nedir? sorusuna verilen cevabın ne olduğu konusunda hiç bir bilgiye yer verilmediği
ve insan haklarının temel felsefesini açıklayamadı, ikna kabiliyeti, liyakatı zayıf gerekçesi ile aday
polis memuru olamaz kararı verildiği, davalı idarenin savunması ve ekindeki sunulan dava konusu
sınava ilişkin belgelerin incelenmesinden bu konuda tutanak tutulmadığının anlaşıldığı, yine davalı
idarece dosya münderecatına sunulan dava konusu sınavda sorulan sorulara ve cevaplara ilişkin
belgeninincelenmesinde; 27. sıra numaralı insan haklarının temel felsefesi nedir?sorusunun
cevabının bütün insanların insan haysiyetini, onurunu, şerefini, koruma niyeti insan haklarının
temeli ve felsefesidir. şeklinde belirtildiği;insanhaklarının altın kuralı nedir? şeklindeki 26. Sıra
numaralı sorunun cevabının ise sana yapılmasını istemediğin şeyi bir başkasına yapmamaktır,

başka bir ifadeyle sana nasıl davranılmasını istiyorsan diğer insanlara daayını şekilde
davranmaktır. Bu altın kural bütün dinlerde bulunmaktadır. (empati). şeklinde olduğu,
oysasavunma dilekçesiekinde sunulan Polis Akademisi Başkanlığı Afyonkarahisar Polis Meslek
Yüksek Okulu Müdürlüğünün 25/08/2015 tarihli yazısında, davacıya söz konusu sınavda
davacının çektiği ve cevaplaması gereken 27 sıra numaralı sorunun İnsan haklarınıntemel
felsefesi nedir sorusu olduğu ve bu soruya ait komisyon tarafından önceden hazırlanan soru
havuzundaki cevabın da sana yapılmasını istemediğin şeyi bir başkasına yapmamaktır. başka bir
ifadeyle sana nasıl davranılmasını istiyorsan diğer insanlara daaynı şekilde davranmaktır. Bu altın
kural bütün dinlerde bulunmaktadır (empati) şeklinde olduğu, davacınınçektiği iş bu soruyadair
verdiği cevabın ilgili yönetmeliğe göre yetersiz kaldığı ve aday polis memuru olamaz kararı
verildiğinin ifade edildiğinin görüldüğü, bu halde davalı idarece davacıya sorulan soruyailişkin
hazırlanan cevabın hangi cevap olduğunun tereddüte yol açmayacak şekilde belirtilmediği, kaldı ki;
İnsan haklarının temel felsefesi nedir şeklinde hazırlanan sorunun cevabının herkes tarafından
bilinenya da bilinmesi gereken objektif esaslara dayalı tek bir tanımının ve/veya cevabının
olmadığı, aksine kişiden kişiye değişebilecekbirden fazla tanımı ve/veyacevabınınolduğu izahtan
varestedir. Yine karar formunundiğer haneler yönünden soruların yanıtlarına komisyon üyelerince
takdir edilen ve yönetmelikte belirlenen başarı düzeyinin altında olan puanların gerekçelerinin ortaya
konulmadan değerlendirme formunda yer alan diğer hanelerin 10-15 puan aralığında takdir
edilerektoplamda 44 puan takdir edildiğigörülmüştür.

Bu durumda, dava konusu işlem bu yönlerden incelendiğinde; davacıya sorulan sorunun objektif
esaslara dayanmayan ve birden çok cevabının olmasının yanında, değerlendirmenin objektifliği
konusunda etkin denetim sağlanmasına imkan verecek şekilde davacının sorulan sorulara ne yanıt
verdiği kayıt altına alınmayarak ve dava konusu işleme gerekçe olarak insan haklarının temel
felsefesini açıklayamadı, ikna kabiliyeti, liyakat zayıf şeklinde göreceli ve soyut ifadelerle bir idari
işlem olan sözlü sınavın yargı denetimi dışına çıkarılmasına yol açması nedeniyle, dava konusu
mülakat sınavı sonucunda başarısız sayılma işleminde Anayasa hükmüne hukuka ve mevzuata uyarlık
bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.

Açıklanan nedenlerle;Mahkememizin 15/05/2017 tarih ve E:2016/4443, K:2017/1446 sayılı kararında
ısrar edilmesine, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 375,85-TL yargılama gideri ile
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden
alınarak davacıya verilmesine, davalı idare tarafından temyiz aşamasında yapılan 88,00 TL yargılama
giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, karar kesinleştikten sonra posta ücreti avansından artan
miktarın ilgisine göre taraflara iadesine, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde
Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 21/12/2018 tarihinde
oyçokluğuyla karar verildi.
Başkan
Üye
Üye

 

 

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Bilgi İçin Ara